Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, liderlik ve stratejinin birbiriyle olan bağlantılarına dikkat çekti.

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, liderlik ve stratejinin birbiriyle olan bağlantılarına dikkat çekti. Stratejinin liderliğin oluşmasındaki önemine vurgu yapan Yavuz, “Liderin stratejiyle bağına gelince, Türkçemizdeki bir söz bize ışık tutuyor: Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır” yorumunu yaptı.

İşte Yavuz’un o yazısı;

Liderlik ve strateji üzerine

Birbirinin ayrılmaz parçası olarak görülen bu iki konu bir yazının konusu yapılmıştır. Amaç, okuru derinliğine bilgilendirmek yerine konunun boyutlarını kavramalarına yardımcı olmaktır.

LİDERLİK

Liderlik üzerine yazılmış çok sayıda değerli eser mevcuttur. Bu eserlerin bir kısmı teoriktir, bir kısmı pratiğe yöneliktir. Özellikle biyografiler, anılar, liderlerin kendi yazdıkları ve kendi mücadelelerini anlattıkları ikinci grubun ürünleridir.

Konuyu kuramsal olarak ele alan birçok yapıt vardır: Acar Baltaş’ın Türk Kültüründe Liderlik, Ekip Çalışması ve Liderlik, Bir Yolculuk Olarak Liderlik; John Adair’in Etkili Stratejik Liderlik, Bir Lider Nasıl Yetişir; Kevin Murray’ın Karizmatik Liderlik; Uğur Zel’in Kişilik ve Liderlik kitabı.

Henry Kissinger’in Liderlik kitabı hem teorik hem de altı liderin analizini içermektedir. Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’u liderlik ve strateji incelemesi yapanlar için özel bir yer tutmaktadır.

Liderlik, lider ile grubu arasında kurulan bağ sayesinde grubun sorunlarını çözme/grubu mevcut halinden daha ileri bir seviyeye taşıma, grubu yüceltme bilim ve sanatıdır.

Liderlik, lider ve grubun değer ve ilkelerine, geleneksel yapılarına, liderin tasarımına, yönetsel yapı örgütlemesine, meşruiyetinin ve gücünün kaynağına, otoriteyi kullanma tarzına, grubu etkileme yöntemine ilişkindir.

ÖZGÜN BİR YÖNETİM MODELİ

Liderlik için şu tanımlamayı yapmak yanlış olmaz: Yönetim bilimiyle yönetme sanatının içselleştirilmesiyle özgün bir yönetim modeli yaratılmasıdır.

Kişilik/karakter, amaç/maksat/vizyon, meşruiyet/hukuk, gelenek/inanç, psikoloji, sosyoloji, yönetim, felsefe, siyaset, tarih, coğrafya, jeopolitik, strateji liderlikle ilişkili kavramlardır.

Lider, grubun varoluş maksadına uygun olarak yeni ve farklı bir tasarımda bulunan, bu tasarımı cesaretle ortaya koyan/öneren, tasarımının hedefleri hakkında grubunu ikna eden, onların desteğiyle kendisine meşruiyet sağlayarak yönetme etkinliğini sürdürme iradesine sahip, zorluklarla karşılaşıldığında aşmasını bilen, her türlü kaynağı etkili olarak kullanan, kendisini davasına adamış kişidir.

Kısaca ifade etmek gerekirse, lider ait olduğu grubun bireylerinin iç enerjisini açığa çıkarma becerisiyle sinerji yaratan ve bunu ortak amaç doğrultusunda kullanan kişidir.

Lider, grubun enerjisini ne zaman, nerede, nasıl ve amaç doğrultusunda kullanmasını bilen kişidir.

YAPICI LİDER – YIKICI LİDER

Çeşitli liderlik modelleri vardır. Liderin ve grubun amacına göre işlevi değişir.

Liderlerin yaptıkları yapıcı ya da yıkıcı olarak nitelendirilmelerini sağlayan ana unsurdur. Kurumunu, ülkesini, insanlığı yücelten liderler yapıcı lider; elde ettiği gücü toplumun genel çıkarlarına aykırı olarak kullanan liderler için yıkıcı lider tanımlaması daha uygundur.

Liderler genelde sahip oldukları nitelikleri karşılaştıkları durumlara uygulayarak davranışa dönüştürürler. Dolayısıyla sahip oldukları nitelikler tayin edicidir. Ancak bu nitelikler belli durumlarda sergiledikleri tavırlar sayesinde önem kazanır. Liderlik bir anlamda niteliklerin çeşitli durumlarda denenmesiyle hayat bulur.

Çeşitli dokümanlarda çok sayıda nitelik sayılmaktadır. MEF Üniversitesinde yürütülen liderlik derslerinde on nitelik belirlenmiştir (Tarihi Liderler Üzerine Saha Çalışması, İlker Başbuğ-Ahmet Yavuz). Anılan derslerde bu niteliklerin (cesaret, güçlü irade, dürüstlük, adanmışlık, düşünce disiplinine sahip olma, gerçekçilik, devrimcilik, öngörü/vizyon sahibi olma, karizma sahibi olma, başarılı insan ilişkileri) çeşitli liderlerin karşılaştıkları çeşitli durumlarda (savaş, kriz, barış) nasıl şekillendiği tartışılarak ortaya konulmakta, sonuçlar çıkarılmaktadır.

Bu çalışma, strateji kavramının da ele alınmasını gerekli kılmıştır. Her liderin bir stratejisi vardır. Liderlik ve strateji birbirinin ayrılmaz parçasıdır. Bu nedenle yazının ikinci bölümünde strateji kavramı kuramsal boyutta ele alınacaktır.

STRATEJİ

Strateji kavramı generallik sanatı olarak ortaya çıksa da günümüzde yönetsel yapının vazgeçilmez kavramı olmuştur.

Kavrama derinliğine hakim olabilmek için Sun Tzu’nun Savaş Sanatı; Carl Von Clausewitz’in Savaş Üzerine; Liddell Hart’ın Strateji Dolaylı Tutum; Mehmet Tanju Akad’ın Strateji Üzerine; Nejat Eslen’in Geleceğin Liderleri İçin Büyük Strateji Esasları isimli kitapları önerilir.

Strateji liderin hedefine varmak için belirlediği düşünsel yol haritasıdır. Bir gücün belirlenen bir yöntemle hedefe ulaştırılmasını içerir. Yöntem yerine konsept/kavram ifadeleri de kullanılır. Her duruma uyan bir strateji yoktur. Her durum ayrı bir strateji belirlemeyi gerektirir.

Bir muhakeme sürecini takiben belirlenir. Ne yapılmak istenmektedir? Ne ile yapılabilecektir? Nasıl yapılabilir?

Bir amacı sağlamak için tespit edilen hedefi ele geçirebilecek gücün kullanılmasını içerir.

Bir anlamda amaç-araç dengesi ya da uyumunun zaman ve mekân ile bağlantılı olarak hayata geçirilmesi tasarımıdır.

GÜCÜN GELİŞTİRİLMESİ STRATEJİNİN KONUSUDUR

Güç hedefi ele geçirmeye yeterli olmalıdır. İttifaklar bu bağlamda değer kazanır. Güç yeterli değilse geliştirilmelidir. Dolayısıyla gücün geliştirilmesi de stratejinin konusudur. Güç yeterli olsa bile koşullar beklemeyi gerekli kılabilir. Zamanlama stratejinin diğer önemli ayağıdır. Güç, amacı sağlayacak uygun zamanda ve uygun yerde kullanılmalıdır.

1964’te Kıbrıs olayları esnasında Türkiye adaya müdahale etmek istemiş ancak elinde uygun vasıfta askerî güç olmadığı için müdahale edememiştir. Bu maksatla çıkarma filosu ve hava indirme unsurları oluşturmak durumunda kalmıştır. Bu kuvvetlerin hazır olması 10 yıl sonra mümkün olabilmiştir.

Strateji genelde büyük bir seviyeye hitap eden bir kavramdır. Askerî anlamda ele alındığında genelkurmay seviyesinin rolüne tekabül eder. Dolayısıyla siyasi seviyenin altındadır. Milli/Ulusal stratejinin en önemli aracıdır. Ulusal stratejinin üç önemli amacı/ayağı vardır: Ülkenin güvenliği, halkın refahı ve demokratik hayatın sürekliliği. Güvenlik ve refah öne çıksa da demokratik çağdaş ülkeler için demokratik yaşamın yani anayasal yapı içinde hukuk devletinin ve özgürlüklerin sağlanması da vazgeçilmezdir. Genelde her ayağın gerçekleştirilmesine yönelik farklı ve özgün stratejiler söz konusudur: Kalkınma stratejisi, sağlık stratejisi, güvenlik stratejisi vb.

Ulusal stratejilerin altındaki seviye için büyük strateji ya da grand strateji kavramları kullanılır.

Operatif ve taktik seviye stratejinin alt seviyelerini oluştururlar.

Stratejisiz taktik başarısızlığın anahtarı olduğu gibi, stratejinin başarısı için doğru taktiklerin belirlenmesi ve uygulanması zorunludur.

Politik seviye bazen stratejik seviyeyle aynı düzlemde eşitlenebilir. Mustafa Kemal Paşa’nın Meclis Başkanı ve daha sonra Başkomutan olarak Kurtuluş Savaşı yönetimi dönemi bunun örneğidir ve onun büyük stratejisi olarak nitelendirmek yanlış olmaz. Amaç ülkenin işgalden kurtarılmasıdır. Bunun için düzenli ordu oluşturulmuş, önce savunma sonra taarruz gücü olarak kullanılmıştır.

Stratejiler doğrudan ve dolaylı olmak üzere iki ayrı grupta toplanabilir. Günümüzde Rusya’nın Ukrayna’da yürüttüğü savaş Rusya için doğrudan stratejiyken Ukrayna’nın arkasındaki güç olarak ABD ve Batı dünyası açısından dolaylı stratejidir.

Günümüzdeki bütün vekâlet savaşları dolaylı stratejiye örnektir.

Her strateji mutlaka yedek bir/birkaç hareket tarzını da birlikte bünyesinde barındırmalıdır. Strateji teke düştüğünde artık strateji olmaktan çıkar ve bir mecburiyete dönüşür. Strateji, tasarımcısına esneklik sağlamalıdır. Bu nedenle strateji diplomasiyle birlikte anlam kazanır.

Strateji dendiğinde akla amaç, amacı sağlayacak hedef, hedefi ele geçirecek güç ve bu gücün nasıl kullanılacağını belirleyen konsept gelmelidir. Zaman ve mekân kavramları da birlikte ele alınmalıdır. Strateji belirlemede gerçekçilik esastır. Ama bu gerçekçilik hesaplı risk almaya kapalı bir gerçekçilik değildir. Zaten liderlikle stratejinin birleşim noktası ve sanat yanı tam da bu noktada kendini gösterir ki bu niteliği cesaret olarak nitelemek ve liderliğin altın anahtarı altını çizmek gerekir. Tabii liderin sahip olduğu vizyon ve belirlediği stratejiyi hayata geçirmede sergileyeceği güçlü irade gerçekçilik ve hesaplı risk almanın ayrılmaz parçası olduğuna vurgu yapmalıyız.

Strateji özellikle coğrafi, ekonomik, teknolojik ve diplomatik güç başta olmak üzere millî güç unsurlarıyla bağlantılıdır ve jeopolitik ve jeostrateji kavramlarıyla bağlantılıdır. Sonuç olarak komplike bir düşünce disiplinidir.

Liderin stratejiyle bağına gelince, Türkçemizdeki bir söz bize ışık tutuyor: Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x